34) Hidroelektrik Santrallerin Üretimdeki ve Kurulu Güçteki Durumunun Değerlendirilmesi

Son dönemlerde yenilenebilir enerjinin sıkça gündeme geldiği ve yaygınlaştığı ülkemizde, bu sektörün Türkiye’deki ilk temsilcisi hidroelektrik santraller popülerlikteki sırasını rüzgar ve güneş enerjisine devrediyor. Bu durumun en önemli sebeplerini aşağıdaki gibi genelleyebiliriz

  • Rüzgar enerjisinin tüm dünyada popülerliğinin artması
  • Türkiye’de rüzgara verilen önemin artması ve lisans başvurularının duyurulması
  • Güneş enerjisinde dağıtılmaya başlanan ilk lisanslar
  • Lisanssız üretime olan talebin daha çok güneş enerjisinde önem kazanması
  • Hayvancılık ve tarımın yoğun olarak yapıldığı ülkemizde Biyogaz santrallerinin kıymetinin anlaşılması
  • Kaynak bakımından zengin olmasına rağmen yeni yeni gündeme gelmeye başlayan jeotermal tesisler

Popülerliğini kaybetse bile hidroelektrik santrallerin üretimdeki payı göz ardı edilemeyecek kadar büyüktür. TEİAŞ’ın Resmi Web sayfasında yayınladığı günlük üretim, alınabilir güç ve emre amadelik oranları incelendiği zaman karşımıza çıkan rakamları şu şekilde ifade edebiliriz. (Değeler 01.06.2013-30.11.2014 tarihleri arasındaki veriler incelenerek çıkarılmıştır.)

18 ay boyunca toplam üretilen elektrik miktarı 370.805.939 MWh. Bu üretilen enerjinin hidroelektrikten sağlanan miktarı 68.785.005 MWh. Bu değerlere bakıldığında üretilen enerjinin yaklaşık %18,6’sı HES’lerden sağlanmıştır. Bu üretimin hem barajlı hem akarsu tipindeki santrallerin toplamı şeklinde göz önünde bulundurulduğu unutulmamalıdır.

İncelenen verilerin tarihleri içerisinde en çok elektriğin üretildiği günler 2014 yılının Ağustos ayına ait, aynı tarihler içerisinde hidroelektrik santrallerden üretilen elektriğin zirve yaptığı günler 2013 Aralık ayına aittir. Burada göz önünde bulundurulması gereken bir önemli nokta da emre amadelik oranlarının en yüksek olduğu tarihlerin 2013 Haziran ayının içerisinde yer almasıdır.

Toplam elektrik üretiminin en az olduğu tarihler 2013 ve 2014 yıllarının Ekim ayları iken, hidroelektrik santrallerde üretimin en az olduğu tarihler 2014’ün son bahar aylarının içerisinde dağılmış olmasıdır. Üretimin az olduğu aylar ile benzerlik gösteren emre amadelik oranlarının düşüklüğü birbirleriyle direk ilişkilendirilebilir.

Haziran 2013 ile Kasım 2014 tarihleri arasındaki süreçte günlük ortalama üretilen elektrik miktarı 676.653 MWh iken bu elektriğin yine benzer oranda %18,6 ile 125520 MWh’i HES’lerden karşılanmıştır.

Enerji Bakanlığı’nın belirlemiş olduğu değerlere göre ülkemizde 36.000 MW HES, 48.000 MW RES, 2.000 MW da elektrik üretimine uygun JES potansiyeli mevcuttur. Bunun dışında, ülkemizin enerji ihtiyacının biyokütleden karşılanabilecek miktarı yılda 1,3 milyar kWh, güneş enerjisinden ise 380 milyar kWh olarak belirtilmiştir.

2023 hedefleri göz önünde bulundurulduğu zaman hidroelektrik potansiyelinin tümünün (36 GW) elektrik üretimi için devreye sokulması, rüzgâr kurulu gücünün 20 GW’a çıkarılması, jeotermal için 600 MW’lık kapasitenin devreye alınması ve güneş enerjisinde 3 GW kurulu güce ulaşılması amaçlanıyor. Bu durumda hedeflere en yakın değerler son dönemlerde popülerliğini kaybetse de hidroelektrik santrallerine ait olduğu rahatlıkla anlaşılıyor.

Bir Cevap Yazın